zor hocam..başörtülü olmak, müslüman olmak her yerde zor. Biz zora taliptik her zaman, çünkü Mekke’nin yetiminin ümmetiydik,zorluklar bizim içindi bilirdik. önceleri neye sahip çıktığımızın, elimizi nasıl bir taşın altına koyduğumuzun, yüklendiğimiz emanetin farkındaydık!
çok değiştik, müslümanlar çok değişti Ayşenur!
İktidar olmanın verdiği rehavet, ne oldum delisi yaptı bizleri.
Eskisi gibi görmüyoruz dünyayı, eskisi gibi duymuyoruz. Mücadelemiz, gayretimiz, dertlerimiz yok artık!
Kapıldık gidiyoruz dünya hayatına iktidar olmanın eksileriyle. Öyleki kendi yaptığımız hataları, önceleri başkalarını eleştirirken aynı hataya düştüğümüzü göremez olduk!
biz hiçbir zaman elimizdeki nimetin kıymetini bilemedik. Peygamber (as)Mekkeyi fethettiğinde ona; “insanları bölük, bölük Allah’ın dinine girerlerken gördüğünde artık Rabbini hamd ile tesbih et ve bağışlamasını dile!” diyen Rabbimizin öğüdünü unuttuk. Sahip olduklarımızın şükrünü eda edemedik, zekatını veremedik!
İnsanlar bölük bölük İslama susamışken bizler o deryanın kıymetini bilemedik, bilemiyoruz, derdimize sahip çıkamıyoruz!
…
Bu ülke çok değişti, 10 yılda belki 50 yıllık yol aldı. Ama biz, müslümanlar..
biz aynıyız hocam, belki daha geri..
anı yaşamayı öğrendik şu 10 yılda, en iyi yerlerin tadını çıkarmayı, en güzellerine müslümanların layık olduğunu gösterdik dünyaya!
İslamda da burjuva olabileceğini, bu insanların da altlarında son model arabaların olabileceğini, bu insanların da büyük büyük yerlere gelebileceğini, en fiyakalısından giyinebileceklerini, cebi paralı, içi boş olan gençlerin müslümanlardan da çıkabileceğini, ahlaki yozlaşmanın en aşağılarına bir zamanlar başörtüsü mücadelesi veren müslüman kızların ve müslüman erkeklerin de yuvarlanabileceğini gösterdik dünyaya!
kimse senin gibi “benden sonraki de benim gibi olurmu?”nun derdini çekmiyor artık.
sıcak yatağını bırakıp gelemiyor kardeşim, çünkü geçmiş ondan, onu delip geçmiş ya, sonrakini düşünmeye kalmamış mecali(!) kendi hakkını savunmaya korkar olmuş.
adalet, çığlıklar atarak geçmiş yanından, benim kardeşim kulağını tıkar olmuş!
Dert mi şimdi adalet..
benim kardeşim sıcak evinde kalsın da bir 50 yıl daha müslümanlar çeksin bu zulmü(!) bir 50 yıl daha müslümanlar meydanlarda eşitlik sloganları atsın, hesap sorsun barodan, meclisten! 50 yıl daha gençler elli sıfır geriden başlasınlar hayatlarına, 3 katı çalışsınlar ama 50 puan geriden gitsinler..
dertmi yani..
canım derste bırakılır mı şimdi bunun için(!) ucunda sinema olsa hani neyse.
benim kardeşim akşama televizyonda hangi dizi var, kimin eli kimin cebinde onu düşünsün
evlatlarının nasıl rahat edeceğini düşünsün sıcak yatağında benim amcam, kaç ev, kaç araba bırakabilir torunlarına onun hesabını yapmakla uğraşsın. dokunmayın ona! zaten dokunmuyor ya.. dert mi şimdi bu..
dert mi bunlar Ayşenur!
bizler kimin ümmeti olduğumuzu unutmuşken dert mi bunlar…
“Ne söylesem bilmiyorum. Çünkü neresinden tutsam elimde kalıyor” diyorsun ya tiyatro için, ne söylesem bilmiyorum, neresinden tutsam elimde kalıyor benim kardeşim, bir zamanlar aynı masayı paylaştığım, aynı dertleri çektiğim kardeşlerim, neresinden tutsam elimde kalıyor Ayşenur..
sana kızmıyoruz , kızacak onca şey varken sana kızamayız kardeşim! sen hep “benden sonraki de bu derdi çeker mi” diye düşünmeye devam et, birileri uyurken biz de sahip çıkmaya devam edelim! Rabbimizi hamd ile tesbih etmeyi unutmayalım, unutur da hataya düşersek kendimiz için bağışlanma, uyuyan müslüman kardeşlerimiz için de uyanış, direniş dileyelim Ayşenur
O bağışlayan, rahmet eden değil mi?
varsın elli-sıfır geriden başlayalım hayata..